1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer

Hoş Geldiniz nişantaşı, Ziyaretçi

"Nişantaşı VIP Kart" Fırsatları

Ebru da giyiyor İvana da

 
Ebru da giyiyor İvana da...

Kendinizi hapsetmeyin, Bennu Gerede gibi rahat olun” diyor Ayşen Armağan. İsmini verdiği markanın tasarımlarını İvana Sert’ten Ebru Gündeş’e birçok ünlü isim kullanıyor. Showroom’da ziyaret ettiğimiz Armağan ile tasarımcısı Sinejan Yiğit, farklarını ve tarz sahibi olmanın yollarını anlattı.

Ayşen Armağan; ekonomi doktoru. Fransa’daki ekonomi eğitiminden ve Sorbonne’dan aldığı doktorluk unvanının ardından 22 yıl yurtdışında yaşıyor ve tasarım alanında incelemelerde bulunuyor. Türkiye’ye döndüğünde insanların kalıplaşmasını, yabancı markaların esiri olmalarını yadırgıyor; 2007’de kendi ismiyle markasını yaratmak istiyor. Nişantaşı Boston Sokak’ta ilk mağazasını açtıktan sonra, ‘Beyin ikizim’ dediği tasarımcısı Sinejan Yiğit’le tanışıyor. Şu an atölyelerinin de bulunduğu Vali Konağı’nda bir iş merkezine taşınıyorlar. Armağan, “2,5 senedir kendi beynimizdeki birikimimizi hiçbir alandan esinlemeyerek yansıtmaya çalışıyoruz” diyor ve politikalarını şu şekilde anlatıyor: “Tasarım adı altında kalitesiz kumaşlarla ürün çıkarmanın bizim markamızda yeri yok. Benim için kumaş ve dikiş kalitesi ön plandadır ve bunu özel tasarımlarla birleştirip, fiyata da az yansıtarak, mümkün olduğunda kendi kazancımızdan ödün vererek bir markanın temelini atmış bulunmaktayız.” Süreyya Yalçın’dan, İvana Sert’e, genellikle Türk tasarımcılarını tercih etmeyen Ebru Gündeş’e birçok ünlünün tasarımlarını kullandığı, ‘Moda dünyasında’ ilerleyen günlerde ismini çok daha fazla duyacağımız ‘Ayşe Armağan’ markasını yaratan Armağan ve tasarımcı Sinejan Yiğit’le buluştuk; tasarımlardan, kaliteden, şıklıktan konuştuk.

Markanızın ismini yeni yeni duymaya başladık. Gidişatınızı nasıl görüyorsunuz ve farkınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Küçük küçük, kaliteden ödün vermeyerek ilerlemek amacındayız. ‘Celebrity’ler tasarımlarımızı yeni kullanmaya başladı; fakat bunu 1.5 yıl önce hak ettiğimizi düşünüyorum. Bu işte popüler PR çok önemli. Biz ise kapanmış bir köşeye sanat yapıyorduk. Sanat için sanat bu olsa gerek. Şimdi Room Teşvikiye ile birlikte ürünlerimiz sunuluyor ve büyük ilgi görüyoruz.

Gelmek istediğiniz nokta nedir?
Çok büyümeyi hedeflemiyorum. Çünkü çok büyümek demek kaliteden ödün vermek demek.

Bu söylediğiniz tüm büyük markalar için geçerli mi?
Kesinlikle. İki büyük markanın da Türkiye temsilcisi olduğum için net cevap verebiliyorum. Uzakdoğu’sundan Kuzey Afrika’sına birçok yerde üretim yapıldığı için kalite sürekli düşüyor.

Tasarımda önemli olan nedir?
Ruhun donanımı önemlidir. Tasarımcının ruhu bir noktaya ulaşmadıktan sonra bir yere varılamaz. Biz şu an çıldırmış durumdayız, ilk olmak istiyoruz. Örneğin bir ünlü markanın elbisesi 10 kalıptan oluşuyor, bizde ise 40 parçadan oluşan kalıplar var. Detaylı, ince işlemecilikle deri üzerinde farklı çalışmalar yapmayı arzuluyoruz. Deriyi kumaş haline getirip, parçalara ayırıp tekrar birleştirmek gibi. Tasarımlarız incelediğinde heykeltıraş gibi onu yoğurup, açıp tekrar kalıp döktüğümüz görülüyor.

Bir kadın nasıl tarz sahibi olur?
Tarzın moda olmadığının altını çizmek istiyorum. Ben en az beş kişide gördüğüm bir modeli üzerimde görmek istemem. Maalesef Türk kadını yabancı marka esiri olmaktan kurtulamadı. Müşterilerimizden biri, sırf marka olmadığı için sattığımız ürünü ertesi gün iade etti. Tarz sahibi olmak için önce giydiğin kıyafetin içinde rahat etmen gerekiyor. O kıyafeti vücudunla birleştirdiğinde bu ruhuna da yansıyor ve kendiliğinden gelişen stil oluşturuyor.

Giydiğin markaya göre çevrenin bakış açısı değişebiliyor...
Bunun aşılacağını ümit ediyorum. Asırlardan beri oryantal bir zihniyet olduğu için ihtimali çok düşük tabii. Ama showroom’a gelip, burada saatlerini geçiren, ruh terapisi yapan müşterilerimiz de var.

Tarz sahibi olduğunu düşündüğünüz ünlüler kim?
Türkiye’den Bennu Gerede ve Derin Mermerci. Gerede giydiği kıyafet nedeniyle tedirgin olmadığını, rahat olduğunu hissettirmeyi başarmıştır.Benim de marka kıyafet aldığım nadirdir. Marka ceket giymedim hiç. Dünyada ise Sarrah Jessica Parker beğenirim. Parker, ‘Cool’ ve salaş stilini birleştirip çığır açtı.

Marka ürünler giymemenizdeki faktör nedir?
10 dergiye de kapak olmuş bir ceketle kendimi özel hissetmem. Kızım bile bir dergiden dikkatimi çektiği için fotoğraf kopardığımda bana kızar. “Siz de mi taklit yapacaksınız?” diye söylenir.

Sahillerde kendi tasarımlarıyla ‘sahne alan’ ünlülerimiz de var...
Enteresan olmak için abartıyorlar, komedi geliyor bana. Biz de abartılı, derin dekolteli ürünler tasarlarız ama önemli olan gizli şıklıktır.

MODA SOKAKTA

Genç tasarımcı Sinejan Yiğit’in, moda ve trend konusunda geleceğe yönelik yorumları şu şekilde oluyor: Dünya modası minimalizme doğru yön değiştirdikçe, objektifler sokak modasına yönelmeye başladı. Dünyanın her yerinden farklı tasarımcıların eserlerini bir araya getiren moda tutkunları belli kalıplara sığmadan sokaklarda kendi tarzlarını cesurca yansıtabilir hale geldiler. Çünkü doğadan ve tarihten alınan tüm detaylar, dönemler tekrar tekrar yansıtıldı ve ritüelleşti. Artik dönemlerin, detayların tarihlerin birbirine uyum sağlaması, karışması gerekecek, tasarımcılardan çok tasarımları bütünleyenlerin takip edileceği bir gelecek görüyorum.  
Üst Menüye Git